sonbaharı özledim ben. o dengesiz havaları.. birden havanın kapandığı bardaktan boşalırcasına yağmurun yağdığı, konur sokakta dostun önüne onlarca kişi sıkışmalarımızı ya da nereye kaçışacağımızı bilemeyip sonunda suyun altında kalıp sırılsıklam olduğumuz günleri özledim. sonra bi de dalga geçer gibi açan o güneşe ne demeli?
evet gerçekten çok özledim..
kapalı hava , bulutlar, serinlik.. işte en çok bunu özledim galiba serinlik, üşümek.. kazakla sweatle dolaşabilmek istiyorum üşümek istiyorum iliklerime kadar.
ama kar yağmasın. çünkü son bikaç senedir yağan kar o 6-7sene önceki kar değil.. doğru düzgün yağmıyor da zaten artık ankara'ya.. bir-iki atıştırıp duruyor geriye kalan tek şey: çamur. hayır hayır kesinlikle onu özlemedim ben.
ben eski evimden perdeyi sonuna kadar açıp saatlerle yağan karı izlemek istiyorum. sabaha kadar sokak lambasının altındaki tanelere bakmak, saymak, dilek tutmak.. ahh, küçüklüğüm. ne kadar mutluydum o zamanlar. ben o evi o sokağı çok sevdim. orda doğdum büyüdüm.evet iyi bir mahalle değildi ama sıcacık bi yerdi. hele tanıyamadan kaybettiğim dedemin yerine koyduğum ahmet eniştem.."kızıım" diye bana sarılmaları, okuldan döndüğümde bahçesinde gülleriyle uğraşması ve o içten gülümsemesi.. gülümsemesinden sevgi taşardı. 16yaşıma geldiğimde apar topar taşındık ordan. 17 yaşımda ahmet eniştem(manevi dedem) taşındı gitti bu dünyadan ve bir gece önce ben ağlayarak uyandım o gitmeden,ertesi gün o kötü haberi alacağımı biliyordum..
şimdi 19 yaşındayım ve 3 senedir yaşadığım bu eve, mahalleye hala alışabilmiş değilim..
özlüyorum..
sanırım sonbaharı, sonbaharın o pastel renklerini özlemem içinde bulunduğum ruh halimle alakalı..
iyi değilim bugünlerde..
maske takmaktan yoruldum..
0 yorum:
Yorum Gönder