CLICK HERE FOR THOUSANDS OF FREE BLOGGER TEMPLATES »

28 Haziran 2008

KKKA - KKHA






son zamanlarda sıkça duyduğumuz "kırım kongo kanamalı ateşi" hakkında çoğumuzun pek bir bilgisi yok. çoğumuzun söylediği: "çayır çimende gezmeyelim aman kene mene vardır." ancak bu kadar basit değil.

2008 yılında bilinen KKKA'dan ölenlerin sayısı 40 küsürlerde. bu oran 2002-2003 yıllarında 150vakada 6 kişiyken 2007 yılında görülen 717vakadan 33ü ölümle sonlanmış.



hastalık ilk olarak 1944 ve 1956 yıllarında ayrı ayrı kırım'da ve kongo'da görülmüş. daha sonra bu iki hastalık etkenininde aynı virus olduğu ortaya çıkarılmış.

KKKA'da etken: Bunyaviridae ailesine bağlı Nairovirüslerdir.

peki bu virus insanlara nasıl bulaşır?
hayvanlardan insanlara keneler ile bulaşan bir enfeksiyondur. bir bölgede, kenelerin ve keneler kan emdiğinde bulaşmayı sağlayacak, kanında virüs bulunan hayvanların bol olması salgın için önemli bir faktördür.
insanlar virüsü; enfekte kenelerin yapışması/kan emmesi sırasında salgıladıkları tükürük salgısı ile, enfekte kenelerin çıplak elle ezilmesi sırasında temasla, viremik hayvanların kan ve dokuları ile temasla, viremik hastalarla (kan ve diğer vücut sıvıları)temas ile olmaktadır.


iyi tamamda bu keneler nerelerde bulunur ve nasıl tanınr?
keneler otlaklar, çalılıklar ve kırsal alanlarda yaşayan küçük oval şekillidir. 6-8 bacaklı, uçamayan, sıçrayamayan hayvanlardır. hayvan ve insanların kanlarını emerek beslenirler ve bu sayede hastalıkları insanlara bulaştırabilirler.


en çok risk altındakiler: çiftlik çalışanları, çobanlar, kasaplar, mezbaha çalışanları, hayvancılık ile uğraşanlar, veteriner hekimler, akut hastalarla temas olasılığı bulunan salgın bölgelerde görev yapan sağlık personeli, kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altındadır.


virusun vücuda girdikten sonraki kuluçka süresi genellikle 1-3 gündür; bu süre en fazla 9 gün olabilmektedir. Enfekte kan, ifrazat veya diğer dokulara doğrudan temas sonucu bulaşmalarda bu süre 5-6 gün, en fazla ise 13 gün olabilmektedir.


belirtileri: ilk olarak grip benzeri semptomlar görülür; ateş, halsizlik, baş ağrısı. hemoraji(kanama) belirtileri ise rahatsızlığın ilk 3-5 gününde görülmeye başlar.
  • yüz ve göğüste kırmızı döküntüler,
  • gözlerde kızarıklık,
  • gövde, kol ve bacaklarda morluklar,
  • aşırı duyarlılık,
  • burun kanaması, kanlı idrar ve kusma görülür.
  • karaciğer şişer ve ağrır. karaciğerin iflas etmesiyle kan hücreleri azalır.
ölüm karaciğer, böbrek ve akciğer yetmezlikleri nedeni ile olmaktadır.


kene ısırığında ne yapılmalıdır?
yapışan keneler kesinlikle öldürülmeden, ezilmeden/patlatılmadan ve kenenin ağız kısmı koparılmadan, bir pensle doğrudan düz olarak, döndürmeden yavaşça çekilip alınmalıdır. ısırılan yere; bol sabunlu suyla yıkanıp temizlendikten sonra iyotlu antiseptik(tendürdiyot) sürülmelidir. (şayet sabunlu su bulunmaz ise alkol içeren mendiller kullanılabilinir).
çıplak elle keneye temas edilmemeli eğer elle tutulacaksa eldiven giyilmeli veya naylon bir poşet yardımı ile keneler toplanmalıdır.

vücuttaki kenelerin üzerine herhangi bir kimyasal madde (alkol, klonya, gazyağı v.b) dökülmemeli, sigara veya ateş kullanarak keneler uzaklaştırılmamalıdır. çünkü bu maddeler kenenin kusmasına sebebiyet vereceğinden hastalık bulaştırma riskini artırmaktadır.

ısırılan kişi iki hafta süreyle ateş,yoğun halsizlik, baş ağrısı, bulantı, kusma gibi belirtiler yönünden takip edilmesi gerekmektedir. (ateşin 38,3 °C veya üzerinde olması halinde acilen tam teşekkülü hastaneye başvurulmalıdır) .


tedavi: diğer çoğu virus hastalıklarında olduğu gibi bu hastalığın da doğrudan bir tedavisi ve etkili bir ilacı olmayıp daha çok destek tedavisi ve bulguları gidermeye yönelik tedaviler ve bazı antivirütik ilaçlar uygulanmaktadır.


korunma yolları:
  • İnsanlar kenelerden uzak tutulabilirse bulaşma önlenebilir. bu nedenle de mümkün olduğu kadar kenelerin bulunduğu alanlardan kaçınmak gerekir.

  • kenelerin yoğun olabileceği çalı, çırpı ve gür ot bulunan alanlardan uzak durulmalı, bu gibi alanlara çıplak ayak yada kısa giysiler ile gidilmemelidir.

  • bu alanlara gidenlerin lastik çizme giymeleri, pantolonlarının paçalarını çorap içine almaları,

  • görevi nedeni ile risk grubunda yer alan kişilerin hayvan ve hasta insanların kan ve vücut sıvılarından korunmak için mutlaka eldiven, önlük, gözlük, maske v.b. giymeleri gerekmektedir.

  • gerek insanları gerekse hayvanları kenelerden korumak için haşere kovucu ilaçlar (repellent) olarak bilinen böcek kaçıranlar dikkatli bir şekilde kullanılabilir. (Bunlar sıvı, losyon, krem, katı yağ veya aerosol şeklinde hazırlanan maddeler olup, cilde sürülerek veya elbiselere emdirilerek uygulanabilmektedir.)

  • kenelerin bulunduğu alanlara gidildiği zaman vücut belli aralıklarla kene için taranmalıdır.

  • vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla çıkartılır. Isırılan yer alkolle temizlenmelidir. Mümkünse kenenin tanı için alkolde saklanması uygun olur.


daha fazla bilgi için:


1 yorum:

Canselmo dedi ki...

Çok yararlı ve bilgilendirici bir yazı olmuş.
Kenelerin de Allah belasını versin!